Connect with us

Yazarlar

Goca Bodrumlular Efsane Başkanın Hizmetinde…

Yayınlandı

Tarih

abdulkadir sevindik sportre bodrum fk

Tamamladığımız haftanın Çarşamba gününde BODER Başkanı Ömer Faruk Dengiz‘le tesadüfen gerçekleşen ve turizm odaklı konuları içeren kısa görüşmemizin içerisinde, kendisinin Bodrum FK yönetimine girdiğini öğrenmiştim.

Sevgili Dengiz; görüşmenin göbeğine hemen turizmi konumlandırdığından, durumun nedeni ve nasılını daha sonra konuşurum düşüncesiyle ertelemiştim bir sonraki tesadüfe..

Yeni bir tesadüfe gerek kalmadan 1 Ağustos 2025 Cuma günü Bodrum FK’nın WhatsApp basın grubundan gelen açıklamayla, aklımda asılı kalan sorularımın cevabıda birlikte geldi..

Hızlıca okudum! Döndüm bir daha okudum..

7 Mart 2024 tarihinde yazdığım yazının başlığı geldi aklıma.. “Efsane bir başkan varsa o da Fikret Öztürk’tür.”

Efsane başkan olmanın gerekçelerini merak edenler için yazımın linkini buraya bırakıyorum.

https://arenahaber.com.tr/efsane-bir-baskan-varsa-oda-fikret-ozturktur/ 

Sayın Öztürk gerçekten efsane bir adam.. 1980 Yılında bir madeni yağ şirketi kurarak enerji sektörüne giriş yapan Öztürk, 1992 yılında OPET markası adı altında kurduğu akaryakıt şirketiylede işini taçlandırdı. Enerji sektöründe 2002 yılından bu yanada %50 hisse oranıyla Koç Holding’le OPET ve Sunpet üzerinden ortaklık yapan Öztürk için, Bodrum gerçekten leblebi çekirdek..

Köprüyü geçmeden son çıkıştan spora geri dönelim..

Bodrum FK’nın yaptığı açıklamada kurulan yeni düzende kimin aklının olabileceğine dikkat çekmek için kısa bir hatırlatma oldu yukarıdaki cümleler..

Akıl ve tecrübe dolu Bodrum FK operasyonu, şapka çıkartılacak kalitede..

Bodrumspor’un son 15 yılana yaptığım şahitliği ve analizlerimi defalarca yazdım. Hikayenin etrafında 360 derece dönmeye çalışarak hemen her açıdan işlemeye çalıştım konuyu..

Bodrumspor’dan Bodrum FK’ya evrilmiş ve dalyaya 6 kalmış 94 yaşındaki kulübün bu gelişmeyle birlikte, hikayesine yeni bir bölüm daha eklendi.

***

Yeşil beyazlı armadanın hikayesinin son bölümü (şimdilik), Bodrum FK’nın yaptığı basın açıklamasının ilk cümlesinde şöyle dile getirilmiş;

“Trendyol 1. Lig temsilcisi Sipay Bodrum FK, 2025-2026 sezonu öncesinde 34 kişilik yeni yönetimini açıklayarak yeniden yapılanma sürecinde tek yürek oldu”

Bildiğiniz üzere Bodrum FK’nın geçen sezon süper ligden 1. Lige düşmesi sonrasında Fikret Öztürk yönetim kurulu başkanlığını Aşkın Demir‘e devrederek, pozisyonunu onursal başkan sıfatına çekmişti.

Öztürk’ün Bodrum FK’da 25 Temmuz 2023’te başlayan başkanlık süreci yaklaşık iki yıl sürdü. Öztürk, başkanlık sürecinde; takımın ekonomik yükünü hafifletmek için yaptığı farklı varyasyonlarla, kamu yönetiminin yerel ve ulusal unsurlarını yanına almak için önemli ölçüde çaba sarf etti. Gerek meydanda yaptığı çağrılarla gerekse de özelde ifade ettiği taleplerinin büyük bölümüne vakıfım..

Geçen iki yıllık sürede Bodrum FK bünyesine çekmeyi başaramadığı desteği, yaptığı son uygulamayla kökünden halletti Öztürk..

Başka bir deyişle; Öztürk, Bodrum’un yatayında dikeyinde alan işgal eden birçok insanı, sonunda oyununa dahil etti.

Mehmet Kocadon‘un belediye, Rıza Karakaya‘nın kulüp başkanlığı döneminde yaşanılan büyük buhran sonrasında kaybedilen Bodrumspor, Bodrum’un yerel dinamiklerinin ortak travması olma hali hepimizin malumu..

İşte Sayın Öztürk tamda buradan yakalamış ve işlemiş konuyu..

Başta Gündoğan olmak üzere bütün Bodrum’da anlatılan bir hikaye vardır. Hepinizin hayatın akışı içerisinde birçok kez duyduğu, “Bodrumlu; sattığı arsaların üzerine yapılan otellerin ya bekçisi ya da bahçıvanı olur!” hikayesi..

Bazı insanların durumun istisnası olduğu Bodrum FK’da ki yeni gelişmede durum tamda böyle..

Forbes Türkiye’nin “En Zengin 100 Türk” listesinde yer almayı başaran Öztürk yaptığı operasyonla; hem yerel dinamiklerin Bodrumspor travmasını tedavi edecek, hem de genişletilmiş Bodrum FK yönetimi üzerinden sisteme soktuğu isimlerle takıma maddi manevi katkı sağlayacak düzeni kurdu sonunda..

***

Peki tüm bu olan bitenin içerisinde beni ve Bodrumluyu ilgilendiren taraf ne?

Bodrum için harcanması gereken maddi ve manevi imkanların, zenginler kulübüne dönüşen Bodrum FK’ya haksız, hukuksuz ve adaletsiz bir şekilde, olası devşirilme halini kamuoyu ile paylaşmak, uyarmak ve tarihe notlar düşmek..

Yoksa sistemin içerisine girenlerin; şahsi servetleriyle Bodrum FK’ya yapacağı katkı, bu kadar sorunla cebelleşen Bodrumlunun ne gündeminde ne de umurunda olacağı bir konu değil!

Goca Bodrumluların; yaptıklarıyla bana göre “Efsane Başkan” olma özelliğini hak etmiş Fikret Öztürk’ün hizmetine girip, olaya katkı koyma tercihleri ve özgürlükleri bizleri ne bağlar ne de ilgilendirir..

Bu yazının son sorusunu da Bodrum kamuoyuna sormak istiyorum.

“Bodrum FK’nın yeni yönetim listedeki isimlere; gelin Bodrum kamuoyunun ortak değeri BB Bodrumspor yönetimine katılın desek, hepsine de aşağıda belirtilen unvanları versek gelirler mi acaba? 

Bir hatırlatmayla sonlandırayım yazımı.. Temmuz 2025 tarihinde yapılan BB Bodrumspor Seçimli Genel Kurulu‘na aşağıdaki listedeki kadar insan gelmedi.

Bodrum’da sporu; izlemeye, dile getirmeye, tartışmaya ve yazmaya devam edeceğim.

Gelişmeleri duymayan, bilmeyen ve kaçıranlar için; Bodrum FK’nın yeni göreve gelen 34 kişilik yeni yönetim listesini yazının sonundaki görselde bulabilirsiniz.

bodrum fk yonetim 1

bodrum fk yonetim 2

 

 

Okumaya devam et
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazarlar

Bir Maçtan Fazlası: Bodrum’da Futbolun Vicdanı…

Yayınlandı

Tarih

Yayınlayan

Yazarlar

Bodrum’da oynanan Bodrumspor–Amedspor karşılaşması, skor tabelasının çok ötesinde bir anlam taşıdı.

Golsüz biten bir maçtan geriye; kırılan camlar, atılan taşlar, yaralanan insanlar ve sporun ruhuna yakışmayan bir dil kaldı. Futbol konuşmamız gereken bir günde, ne yazık ki şiddeti ve provokasyonu konuşur hâle geldik.
Bu kent, futbolu hep bir rekabet alanı olarak gördü; hiçbir zaman bir düşmanlık sahası olarak değil. Bodrum’un tribünleri, farklılıkların yan yana durabildiği ender alanlardandı.

Ancak bu maçta, tribün coşkusunun yerini öfke aldı; sporun birleştirici dili yerini ayrıştırıcı bir dile bıraktı. Kadınlara yönelik cinsiyetçi küfürler, barışçıl taraftarlara yönelik saldırılar ve yaşanan yaralanmalar asla kabul edilemez. Bu noktada artık “münferit” kelimesinin arkasına sığınamayız.
Özellikle altını çizmek gerekir ki; DEM Parti Bodrum İlçe Eş Başkanları ve yöneticileri, maç öncesinde ve sonrasında Amedspor taraftarlarını sakinleştirmek, provokasyonları engellemek ve olayların büyümemesi için yoğun bir çaba göstermiştir. Olayların olaysız ve barışçıl biçimde sona ermesi için ellerinden gelen tüm gayreti ortaya koyan bu kişiler, ne yazık ki bu tutumlarının karşılığında hedef hâline gelmiş, darp edilmiş ve şiddete maruz kalmıştır.
Bu çerçevede, DEM Parti Bodrum İlçe Eş Başkanı Ersin Yaşar, polis müdahalesi sırasında aldığı darbeler sonucu ayağında kırıklar oluşacak şekilde yaralanmıştır. Aynı şekilde Amedspor taraftarları arasından da yaralananlar olmuştur. Olayları yatıştırmaya çalışanların zarar görmesi, yaşananların sıradan bir güvenlik sorunu değil, ciddi bir yönetim ve müdahale hatası olduğunu göstermektedir.
Yaşananları yalnızca bir maç günü gerilimi olarak görmek de eksik olur. Ülkede uzun süredir kullanılan sert ve kutuplaştırıcı dil, spor alanlarına kadar sızmış durumdadır. Barıştan söz edilen bir dönemde, Kürt yurttaşları hedef alan nefret söyleminin tribünlerde ve sokakta karşılık bulması, bu sürecin ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur. Bodrum’da yaşananlar, bu kırılganlığın tehlikeli bir yansımasıdır.
Bir diğer önemli başlık ise güvenliktir. Maç öncesi ve sonrası yaşananlar, açık bir organizasyon ve asayiş zafiyetini ortaya koymuştur. Olayların büyümemesi için çaba gösterenlerin hedef hâline gelmesi, yaralanmaların yaşanması ve barışçıl taraftarların korunamaması; “gerekli önlemler alındı” söylemini geçersiz kılmaktadır.

Spor alanlarında güvenliği sağlamak bir tercih değil, kamusal bir sorumluluktur. Bu sorumluluğun nerede ve nasıl aksadığı mutlaka açığa çıkarılmalıdır.
Bodrum’u birkaç provokatörün yarattığı görüntülerle tanımlayamayız. Kürt yurttaşlarımız, bu kentin sosyal ve ekonomik yaşamının ayrılmaz bir parçasıdır; Bodrum’un emeğidir, kültürel zenginliğidir. Onları hedef alan her ırkçı ve ayrımcı söylem, doğrudan Bodrum’un birlikte yaşama kültürüne yönelmiş bir tehdittir. Sporun arkasına saklanarak yapılan her provokasyon, yalnızca karşı tarafa değil, futbolun kendisine de zarar verir.
Futbol; rekabet ister ama düşmanlık istemez. Tribünler; coşku ister ama şiddet istemez. Bu nedenle kulüplerin dili, yöneticilerin tutumu ve güvenlik anlayışı yeniden düşünülmelidir. Cezasızlık algısı güçlendikçe, benzer olayların tekrar etmesi kaçınılmaz hâle gelir.
Bodrum, barışla anılmayı hak eden bir kenttir. Bu kentin adı ne şiddetle ne de nefretle yan yana gelmelidir. Bodrumspor–Amedspor maçında yaşananlar, sporun ve toplumsal barışın ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha göstermiştir. Bu kırılganlığı görmezden gelmek değil, sorumluluk alarak onarmak zorundayız.
Bu artık bir temenni değil, ortak bir sorumluluktur:
Sporu yeniden insan onuruna, eşit yurttaşlığa ve barış içinde birlikte yaşama fikrine yakışır hâle getirmek.

Okumaya devam et

Yazarlar

Bodrumspor’un Kayıp Ruhu… Kimin Takımı Oldu Bu Kentin Gururu?

Yayınlandı

Tarih

Yayınlayan

duran ozturk arena haber 1

Bir zamanlar mahalle aralarında yankılanan “Bodrumspor!” sesleri bugün yerini soğuk tribün koltuklarına, holding logolarına ve pahalı kombine fiyatlarına bıraktı. Oysa bu takım, Bodrum’un ruhuydu; esnafın, öğrencinin, balıkçının, öğretmenin ortak sevinciydi. Ama artık değil. Artık Bodrumspor, bir kentin takımı olmaktan çıkıp bir sermaye markasına dönüştü.

2019 yılında yapılan o tartışmalı devirden bu yana değişen sadece tabeladaki isim olmadı. “Bodrum FK” olduktan sonra takım, adeta bir holdinge evrildi. Tüzüğe aykırı biçimde, kentin ortak mirası sayılan kulüp yüzde 51’den fazla hissesiyle “üç kuruşa” el değiştirdi. Dönemin belediye başkanının açıklamaları hâlâ gazetelerde duruyor; ama bu uyarılar o gün duyulmadı. Bugün geldiğimiz noktada, Bodrum halkı artık tribünde değil, kenarda izleyici.

Kulübün borçlandırılması, yönetim kadrosunun belediyeyle işi olan kişilerden seçilmesi, futbolcu anlaşmalarında ve bilet fiyatlarında süregelen şaibeler… Bunların hepsi birikerek, Bodrumspor’u halkın elinden aldı. Artık bu takım, sahada kazandığı kadar değil, masada yapılan hesaplarla anılır oldu.

1. Lig’de elde edilen o görkemli başarı bile, bu kopuşu gizleyemedi. Süper Lig’de ise tablo daha da netleşti. Takım sahada var ama kent tribünde yoktu. Çünkü halk, kendini bu hikâyenin bir parçası olarak görmüyor artık. Şehrin ruhu, kulübün logosunda değil, geçmişte kaldı. Futbolun ruhu, paranın ve çıkar ilişkilerinin gölgesinde kayboldu.

Oysa Bodrumspor, bu kentin vicdanıydı. Esnafın kapısına “Bugün Bodrumspor maçı var, erken kapatıyoruz” yazdığı günlerin hatırasıydı. Şimdi ise bilet fiyatlarıyla, sponsorluk ihaleleriyle, stad inşaatındaki söylentilerle anılıyor. Ve belki de en acısı, Bodrumspor artık “bizim” diyemediğimiz bir kulüp oldu.

Bugün bazı dostlar, “Yakındır yeni Bodrumspor’u kurmamız” diyor. Bu cümle sadece bir öfkenin değil, aynı zamanda bir umudun ifadesidir. Çünkü bir kentin kimliği, satılamaz. Bir halkın emeği, devir edilemez. Bir takım, tabelada değil yürekte yaşar.

Belki bir gün, yeniden o ruhu kurarız.
Yeniden Bodrum’un çocukları tribünde yerini alır.
Ve o gün geldiğinde, futbol sadece bir oyun değil, halkın yeniden ayağa kalktığı bir umut olur.

Okumaya devam et

Yazarlar

Yeşil-Beyaz Renklerin Yanına Başka Bir Renk İstemiyorum…

Yayınlandı

Tarih

Yayınlayan

duran ozturk arena haber

Bu yazımda futbolun sahadaki ve tribünlerdeki coşkusunu değil, sporun üzerindeki siyaset gölgesini değerlendireceğim.

Bodrum Belediyesi’nde meclis üyesi olarak görev yapan üstelik Bodrum’da sevilen ve laik bir yaşam tarzıyla tanınan bir ismin “Bodrum, bu akşam sahada yeniden kenetleniyor” diyerek yaptığı paylaşımda, AK Parti logosu ve Türkiye Yüzyılı amblemini kullanması durumuna dikkat çekmek istiyorum.

Geçtiğimiz hafta içerisinde Bodrum FK’nın adı, logosu ve yeşil-beyaz renkleri, bir sosyal medya paylaşımında siyasi parti sembolleri yan yana getirildi.

Oysa Bodrum FK hiçbir zaman bir partinin vitrini olmadı; Bodrum FK, bu kentin vicdanı, emeğin ve mücadelenin sahadaki karşılığı oldu.

Bodrum FK’nın tarihine baktığımızda, bu kulübün çatısı altında farklı dünya görüşlerinden gelen nice başkan, yönetici ve gönüllü yer aldı.

Solcu da vardı, sağcı da…

Ama herkesin ortak paydası Bodrum adı altında yaşanan spor sevgisiydi.

Bu kulüp, “bizim” ya da “onların” değil, hepimizin takımıydı.

Bodrum FK’nın başkanlık koltuğuna kim oturursa otursun, o koltukta oturan kişi bir partiyi değil, Bodrum halkını temsil etti.

Bugün geldiğimiz noktada ise, ülkenin her alanına siyaseti bulaştıran AK Parti anlayışı, sporu da bu kirliliğin içine çekmekte kararlı görünüyor.

Oysa spor, siyasetin değil; birliğin, kardeşliğin ve adaletin alanıdır.

Bir belediye meclis üyesinin, kamu görevini yürütürken hem belediye kimliğiyle hem kulüp yöneticiliğiyle hem de parti logosuyla paylaşım yapmasını, etik değerler açısından bir hata olduğu düşüncesindeyim.

Bu tür görseller, “Bodrum FK bizim tarafımızda” algısı yaratır ki, bu hem Bodrum’a hem de spora zarar verir.

Bodrum FK’nın adı geçtiğinde akla önce “renklerin kardeşliği” gelir. Yeşil ve beyaz… Yaşamın, barışın, umudun renkleri…

Bu renklere başka bir renk karıştırmak, bu ruhu zedeler.

Bodrum’un özgürlükçü, demokrat ve laik kimliğini bilen herkes, bu kentte siyasetin futbola karışmasına tanıklık etmeyi reddeder.

Çünkü Bodrum, hiçbir zaman biat eden bir kent olmamıştır.

Toplumda karşılığı olan saygın siyasetçilerin, sportif paylaşımları yaparken siyasetin tuzağına düşmemesi değerlidir.

Kentin ortak değerleri her türlü siyasetin üzerindedir, korumak da hepimizin görevidir.

Bodrum FK’nın adı, hiçbir partinin logosunun altında değil; Bodrum halkının yüreğinde yaşamalıdır.

Bodrum FK’nın rengi de logosu da özerktir.

Bu renklerin yanına başka renkler ve logolar düşürülmesine izin vermemek, Bodrum’un ortak değerlerini koruma sorumluluğunun ta kendisidir.

Okumaya devam et

Çok Okunanlar