Connect with us

Yazarlar

Görün Yarattığınız Tabloyu Goca Bodrumlular…

Yayınlandı

Tarih

abdulkadir sevindi bodrum spor tv

Bodrum FK’nın şampiyonluk kutlamaları ve zafer sarhoşluğu üzerinden bir hafta geçti.

Geçen sürenin zafer sarhoşluğunun sona ermesi için yeterli olduğu düşüncesiyle ve konu sıcakken geçen haftaki yazımın devamını getireyim dedim..

Öncelikle şu hatırlatmayı yapıp, Sezar’ın hakkını Sezar’a verelim. Çünkü dikkat çekeceğim konular başarıyı gölgelemek için değil asla..

4 Yıl önce; Bodrum Belediyesi Bodrumspor’un, ödenemeyen borçları nedeniyle yaptığı olağanüstü kongreyle aldığı şirketleşme kararı sonrasında, kulübün borçlarını ödeyerek hisselerini satın alan iş insanı Fikret Öztürk’ün büyük krizi nasıl çözdüğünü unutmadım, unutmadık..

Neden mi? O Yıl 89. yaşını kutlayan Bodrumspor’un, önce rezil sonrada çöp olmasına engel olduğu için..

Ayrıca şunu da not düşelim!

Servetlerinin yanında tabiri caizse, değeri üç-beş kuruş olan hisseleri almayan “Goca Bodrumluları” unutmadığımız gibi..

Unutulmaması gereken başka bir konu da Bodrumspor’un yaşayacağı olası rezilliğin, Bodrum’da yapılan ticaretten kazanılan paralarla temizlendiği gerçeği..

Sonuçta; yapılan doğru işler ve başarılar takdiri ne kadar hak ediyorsa, yanlışlar ve başarısızlıklar da eleştiriyi o kadar hak ediyor.

***

Konuya girişimizi Adana’daki final maçı sonrasından yapalım.. Öztürk’ün kullandığı cümleleri de maç sonrası zafer sarhoşluğuna vererek hatırlayalım. Ne demişti benim efsane başkanım..

“Biz bu takımı 4 sene önce satın aldık. Aldığımız zaman 2. ligde borçlu bir takımdı. Önce borcunu ödedik ve normal borçsuz bir takım haline getirdik. Sonra kısa bir sürede Bodrum gibi bir yerden süper lige takım çıkardık.” diyordu.

Çok zafer konuşması dinledim ama böylesini az şahit oldum..

Sağından bakıyorum, solundan bakıyorum ne diyeceğimi bilemiyorum, şaşkınım bu üstenci ifadeler karşısında ..

Başkan Öztürk konuşmasında “bu takım” ifadesiyle sanki bir maldan bahsediyor. “Bodrum gibi bir yerden” derken de sanki Türkiye’nin göze çarpmayan, unutulmuş bir yerinden bahsediyor.

Öncelikle bu takımın bir ruhunun var olduğunu ve bu ruhun Bodrum Stadının maraton tribününde yaşadığını hatırlatmak isterim.

Ne olursa olsun, hangi şartta olursa olsun her maçın ve her anın 12. adamı Asi Tayfa ve Bodrumlu sporseverler bu takımın ruhudur.

Asi Tayfa’nın sporu yaşama ve değerlendirme kriterleri, ne iş insanlarınınkine benzer nede Goca Bodrumlularınkine..

Daha da açıkçası maddi ve manevi karlılık hesabı yapmaz bu gönül insanları..

Bu insanların yaşadıkları sevinç duygusundan başka karları, duydukları üzüntüden başka zararları yoktur.

O yüzdendir ki konuşulan şey, borcu ödenerek alınan bir mal değil, ruhu olan yaşayan bir organizasyondur..

Gelelim “Bodrum gibi bir yerden” sözüne.. Bu vurgunun bir dil sürçmesi olduğuna inanmak istiyorum. Sanıyorum “Bodrum olması gerektiği yere ulaştı” demek istedi efsane başkan..

***

Şampiyonluğun kutlama akşamına gelince..

Bodrumspor’un Gümbet Tesisleri’den yola çıkan şampiyonluk otobüsünün üzerinde ki manzara dikkat çekiciydi.

Kulübün medya personeli ve takım oyuncularının yanı sıra teknik sorumlu İsmet Taşdemir’in olduğu otobüsün üzerinde ne Başkan Fikret Öztürk, nede yönetim kurulu üyeleri yoktu.

Yaklaşık 1,5 saat süren şampiyonluk turunda; otobüsün üzerinde Bodrum FK bayrağını sallayan Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci dikkatlerden kaçmadı.

Bu ilginç durumu gerekli gören birimi, kişiyi merak ettim doğrusu.. Karar başkanın tasarrufu olsa da, kulübün başkanının olmadığı otobüsün üzerinde Bodrum Belediye Başkanı da olmamalıydı.

Yazılı olmayan protokol kurallarının da var olduğunu unutmamak gerekir diyor, şeytanın gizli olduğu ayrıntılara girmiyorum.

Neyse..

Gece de yaşanan ve sınırları aşan coşkunun arasına sıkışın birkaç duruma daha dikkat çekmek istiyorum.

Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın Bodrum FK yöneticilerine coşkuyla yaptığı güzellemeler, abartılı ve şaşırtıcıydı

Sanki Bodrum FK’yı şampiyon yapanlar; su sorunumuzu çözüp, yanında arıtmaları halledip, üzerinde birde katı atık geri dönüşüm fabrikası kurup Bodrum Belediyesi’ne hediye etmişlerdi.

Bodrum’un hatta Türkiye’nin sayılı zenginleri için düzenlenen töreni izlemeye gelen Bodrumluya “bu insanlara sahip çıkacağız söz mü?” diye sorarak söz verdirten halkçı başkan, yeni bir haliyle hafızalarda yerini aldı.

Bir ara Başkan Aras‘ın Fikret Öztürk için “üçlü” tezahüratı çektirip, Beşiktaş’ın ünlü amigosu Tatava Cengiz‘e selam göndereceğini düşünmedim dersem yalan olur.

Ne diyeyim görün yaratığınız tabloyu “Goca Bodrumlular”..

Ama ayıbın en büyüğü Asi Tayfa‘ya yapıldı. Teknik ekibi, yönetim kurulu üyelerinin sunumunu yaparken adeta kendinden geçen sunucunun aklına, Bodrum FK’nın gerçek sahipleri gelmedi.

Gecenin maddi manevi hamisi Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın aklına geldi mi? Tabii ki hayır. Siyasetin en büyük hastalığı kendine odaklı bakış açısı olduğundandır deyip onu da geçelim..

Peki zor olan her maçtan sonra, atlanan her turdan sonra tribünlere koşan fotoğraflar veren Bodrum FK Başkanı Fikret Öztürk, yönetim kurulu üyeleri ile futbolcuları nasıl hoş görelim ?

Göremeyiz… Çünkü onlar takımı satanlar değil, alanlar..

Yarım ağızla bile olsa, kimse Asi Tayfa‘nın hakkını vermedi.. Stat Müdürü Suat Akay dahil herkes sahneye çağrıldı. Gecesi gündüzü Asi Tayfa ile geçen Akay’ın da aklına gelmeyen hatırlatma kimin aklına gelsin..

*** 

Zengin insan psikolojisinin doğasında var, paranın her şey olduğu ve parayla her şeyin satın alınabileceği. Ama bazı durumlar öyle değildir..

Bırakın zengin olmayı sıradan insanların katlanabileceği meşakkat değildir, koyu taraftarlık..

Süper ligde görüyoruz parayla yaratılan milyarlık takımların oynadığı boş tribünleri.. Ezcümle; kulüpler hikayeleriyle, taraftarlarıyla kıymetlidir, değerdir..

Satıp savanlar unuttu.. Ama siz unutmayacaksınız Sayın Öztürk..

Kulüp alırsın, borcunu ödersin, süper lige de çıkarırsın.. Ama tribünlerin bedeli para değildir. Gönüldür, emektir..

Zengin olan, efsane olan başkanların başını eğerek vedalaştığı nice hikayelerle dolu spor tarihi..

***

Farklı açılardan yapılan bu değerlendirmelerde yazar ne demek istemiş olabilir? sorusunun cevabı da şudur;

Bodrum’un değerleri üzerinde tasarruf kullanan zenginleri ve siyasileri, Bodrumspor’a sahip çıkmaları gerektiği anda ortaya koydukları sorumsuz ve mirasyedi halleriyle, artık bir iş insanına ait olan Bodrum FK’ya gösterdikleri hassasiyeti anlamak mümkün değil..

Bodrumpor özelinde gerçekleşen bu durumun, Bodrum’un sahip olduğu diğer değerlerde vücut bulmaması için, kentin hikayesine not düşme ihtiyacı hissettim.

Yazımın genelinde işlediğim güncel olaylar konunun sonuçları arasında bazı yaşanmışlıkları kapsıyor. Sebepleri arasındaki Kocadon ailesini hatırlatmaya gerek yok sanırım..

Son söz: Bodrum’un değerleri hepimizin..

*** 

Önemli not:

Bayramdan sonra B.B.Bodrumspor kongresinin yapılacağı söylentisi ortada dolaşıyor. Kulübün resmi sitesini yazımı yayınladığım anda kontrol ettim. Yapılan bir paylaşım yok.

Katılımcı, şeffaf ve kucaklayıcı bir kongre olabilmesi için kulübün resmi sitesinden, özellikle mali verilerin paylaşılması konusuna azami özenin gösterilmesini bekliyorum.

Gri kalmış, yapılması ve bilgilendirmesi unutulmuş yeni konularla karşılaşmamak için..

Okumaya devam et
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazarlar

Aranan Kan Bodrum FK’da Bulundu!

Yayınlandı

Tarih

Yayınlayan

abdulkadir sevindik arena haber

Bodrum FK Başkanı Taner Ankara ve yönetimi Bodrum’un geneli için beklenen ve özlenen; spor politikası ve planlaması ile spor takvimini Bodrum FK özelinde hayata geçirdi.

Başkan Taner Ankara’nın Asbaşkan Selahattin Polat‘la birlikte geçtiğimiz Cumartesi günü yaptığı basın toplantısında belirlediği kerteriz noktaların daha iyi anlaşılması adına, 5 Nisan 2026 Tarihinde sportre.com.tr de “Başkan Taner Ankara’nın Bodrum’la Buluşması Nelere Gebe?” başlıklı köşe yazımdan bazı alıntılarla başlamak istiyorum yazıma..

Bodrum basınıyla gerçekleştirdiği ilk buluşma sırasında neler dikkatimi çekmişti ve neleri dile getirmişti Başkan Ankara kısaca hatırlayalım!

***

Yeni başkanın birkaç ay gibi kısa bir sürede; takımla, basınla, Bodrum ve Muğla kamuoyuyla olan etkileşimi bizde bir baş dönmesine sebep oldu dersem yerinde olur.

Karşımızda iletişim kurma konusunda; açık sözü, şeffaflığı ve samimi ilişkiyi tercih eden bir başkan var. Yıllardır yazdığım yazılarım da ve yaptığım televizyon programların da “spor araç değil amaç olmalı”, “toplum adına yapılmalı” ve bir “politikası olmalı” söylemlerinin Bodrumspor A.Ş. ve Bodrum FK özelinde vücut bulacağı inancı oluştu bende..

Beklentimiz; kasabanın gerçeklerine göre sporun lokomotifi olan futbolu doğru yöneten ve rol model olabilecek bir yönetim anlayışını benimseyen, Bodrum’un kamu ve özel sektörünün spora aktardığı kaynakların tüm spor branşları için olduğuna dikkat çeken, kafasında Bodrum’a kalıcı eserler kazandıran bir planlama anlayışı barındıran bir başkan..

Başkan Taner Ankara, o gün yaptığı konuşmasında bazı noktaların “kayıt dışı” kalmasını rica ederek kulüp politikasının ana başlıklarını da şöyle ifade etmişti.

Bodrum FK’nın kısa vadede süper lig hedefi yok,

Öncelikli hedefi yatayda seyretmek ve 1. Ligde tutunmak,

Hedeflerimiz içinde stat yapmak yok,

En önemli hedefimiz tesisleşmeyi gerçekleştirmek,

Alt yapılarda pilot takım belirleme dahil, tüm kulüplerle ve branşlarla dayanışma içinde olmak,

En önemli hedef stadın koltuklarını küskün taraftarla yeniden buluşturmak,

Kasabanın gençlerini önce seyirci sonrasında da taraftar yapma planı, (Hatırladığım kadarıyla kafasını en çok meşgul eden düşünce buydu..)

Dün yapılan basın toplantısında bunlara birkaç başlık daha eklendi;

Futbol Akademiyi kurmak ve Dünya’daki önemli futbol akademileriyle işbirliği yapmak,

Kentin sosyal-kültürel ve sportif etkinliklerinin içinde projeler geliştirmek,

Geliştirilen tüm projelere ayrı sponsorlarla desteklemek..

***

Görünen o ki, Bodrum FK’nın Fikret Öztürk sonrası oluşan yönetimini yaptıkları işi muş gibi yapmıyor.

Spor politikasının yanında güçlü bir sosyal politika da benimseyen Bodrum FK’nın yaptığının planlamanın bir benzeri Türkiye de varmı dır bilemiyorum?

Bildiğim ve gördüğüm; bugüne kadar Bodrum’un yerel dinamiklerinin yapmadığı, yapamadığı spor politikasının Bodrum FK özeline oluşturulduğu..

İstisnaları hariç hemen herkesin Bodrumspor’un etinden sütünden dibine kadar yararlandığı konusu malumunuz..

Başkan Ankara ve yönetiminin tercih ettiği bu yol ve yöntem, ben sporu biraz biliyorsan kamusal faydayı önceleyen bir metottur.

Başka bir deyişle; Aranan Kan Bodrum FK’da Bulundu!

Ezcümle; bugüne kadar Bodrumspor özelinde yapılan hatalarla gelinen sonuçta hiçbir sorumluluğu olmayan Başkan Ankara ve yönetiminin ortaya koyduğu yatırım odaklı Bodrum FK’nın Spor Politikası, desteği sonuna kadar hak ediyor.

***

Yazdıklarımın daha fazlası bu akşam Arena Haber TV ekranlarından yayın yapan Sportre programında..

Programın bu akşamki konuğu Bodrum FK Başkanı Taner Ankara..

Moderatör Şener Bilgin’in sunacağı canlı yayının başlama saati 19.00..

Başkan Ankara; Tamer Yaman, Mete Çakaloğlu ve bendeniz Abdulkadir Sevindik’in sorularına cevap verecek.

Sportre’de buluşmak üzere..

Okumaya devam et

Yazarlar

Uçan Postacı Simoviç… Bir Kaleciden Çok Daha Fazlası

Yayınlandı

Tarih

Yayınlayan

duran ozturk sportre

Bazı insanlar vardır; aramızdan ayrıldıklarında sadece bir insanı değil, bir dönemi, bir dostluğu ve güzel anıları da uğurlarız.

Uğur Ünveren‘in vefat haberini derin bir üzüntüyle öğrendim.

Ben Uğur abiyi, 1986-1987 yıllarında Bodrumspor formasını birlikte giydiğimiz ilk yıllardan tanıyorum. O yıllarda Bodrumspor’un sahası bugünkü gibi değildi. Kumsalın üzerine kurulmuş, etrafı tel örgülerle çevrili mütevazı bir futbol sahasında, büyük hayaller kuran gençlerdik. O sahada alın teri dökerken kalemizde güven veren bir isim vardı: Hepimizin “Simoviç” lakabıyla tanıdığı Uğur Ünveren..

Kaleciliği kadar karakteriyle de örnek alınan bir insandı.

Ben genç bir futbolcu olarak zaman zaman heyecanlanır, zaman zaman moralimi kaybederdim. Uğur abi ise kendine has üslubuyla yanıma gelir, omzuma dokunur, birkaç cümleyle bütün kaygılarımı dağıtırdı. Maçtan önce cesaret verir, maçtan sonra eksiklerimi kırmadan anlatırdı.

Onun desteği sadece futbol sahasında değildi.

Bodrum çarşısında karşılaştığımızda da aynı sıcaklıkla yaklaşır, yaşamın zorlukları karşısında yılmamayı öğütlerdi. Sporun sadece sahada oynanmadığını, asıl mücadelenin hayatın içinde verildiğini anlatırdı. O yüzden benim için yalnızca takım arkadaşım değil; aynı zamanda yol gösteren, moral veren, örnek aldığım bir ağabeydi.

Bodrum halkı onu yalnızca Bodrumspor’un başarılı kalecisi olarak değil, yıllarca Bodrum Merkez PTT’de görev yapan “Uçan Postacı” olarak da tanıdı.

İnsanlar bir evrakı, bir mektubu ya da resmi bir işlemi olduğunda “Uğur’a soralım” derdi. Çünkü o, sadece posta dağıtan bir memur değildi; insanların sorunlarını çözmeye çalışan, kimseyi geri çevirmeyen, güler yüzlü, yardımsever ve insancıl bir kamu emekçisiydi.

Onun için insanlar önemliydi.

Makamın, unvanın ya da statünün hiçbir anlamı yoktu. Herkese aynı samimiyetle yaklaşır, kimseyi kırmadan, incitmeden yardımcı olmaya çalışırdı. Hümanist kişiliği, paylaşımcı yapısı ve insan sevgisi onu Bodrum’un unutulmaz simalarından biri haline getirdi.

Bugün Bodrum sadece eski bir kalecisini kaybetmedi.

Bodrumspor, örnek bir sporcusunu kaybetti.

PTT, fedakâr bir çalışanını kaybetti.

Bodrum çarşısı güler yüzlü bir dostunu kaybetti.

Bizler ise, iyi bir ağabeyimizi, güzel bir insanı kaybettik.

Ancak bazı insanlar öldükten sonra da yaşamaya devam eder. Onların bıraktığı izler, söyledikleri sözler ve dokundukları hayatlar onları ölümsüz kılar.

Ben Uğur abiyi her hatırladığımda, o eski kumsal sahayı, tel örgüleri, Bodrumspor’un mütevazı ama büyük yürekli kadrosunu ve maç öncesi omzuma dokunarak verdiği cesareti hatırlayacağım.

Bugün onun ardından gözyaşı döken yüzlerce insan varsa, bu; nasıl bir ömür yaşadığının en güzel göstergesidir.

Sevgili Uğur abi…

Sen sadece “Simoviç” değildin.

Sen, Bodrum’un vicdanı, Bodrumspor’un emekçisi, çarşının gülen yüzü ve birçok gencin sessizce örnek aldığı güzel bir insandın.

Seni unutmayacağız.

Mekânın cennet olsun.

Işıklar yoldaşın olsun.

Allah rahmet eylesin.

Ailene, yakınlarına, sevenlerine ve büyük Bodrumspor camiasına sabır ve başsağlığı diliyorum.

Okumaya devam et

Futbol

Başkan Taner Ankara’nın Bodrum’la Buluşması Nelere Gebe?

Yayınlandı

Tarih

Yayınlayan

abdulkadir sevindik arena haber

25 Temmuz 2023 Tarihinde Ortakent Golf Kulüpte; Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras, Bodrumspor A.Ş.’nin Başkanı Rıza Karakaya ve Fikret Öztürk’ün birlikte yaptığı basın toplantısından bu güne 2 yıl 9 ay geçti.

Ne olmuştu o günleri bir hatırlayalım..

Dönemin Başkanı Rıza Karakaya “artık sade bir taraftarım” ifadesiyle birlikte 92 Yıllık armadanın bayrağını İş İnsanı Fikret Öztürk’e teslim etmişti.

Böylelikle; Kasım 2019 Tarihinde Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras marifetiyle başlayan şirketleşme süreci Bodrumspor A.Ş.’nin kurulmasıyla devam etmiş, sonrasında, Bodrumspor‘un, Bodrum FK’ya dönüşmesiyle süreç sonlanmıştı.

Başka bir deyişle Bodrumspor’da futbol şubesi özelleşmişti.

Bu hızlı değişimle Bodrum’un spor kamuoyunun başı dönerken, diğer taraftan da süper lig hayalleri görülmeye başlanmıştı.

İş İnsanı Fikret Öztürk’ün OPET’le iş dünyasındaki hızlı yükselişinin benzerini Bodrumspor’da da hayata geçirebilir mi acaba değerlendirmeleri yapılırken, kendimizi 2023-24 sezonu sonunda Süper Lig’de bulduk.

Zafer sarhoşluğumuz ve keyfimiz çabuk sona erdi. Keyifle kapattığımız gözümüzü açtığımızda yeniden 1. Ligdeydik.

Geçen bu 2 yıl 9 aylık süreçte; Fikret Öztürk’ün başkanlığı 1 Yıl 11 ay, sonrasında Aşkın Demir’in başkanlığı da yaklaşık 6 Ay sürmüştü. Demir, yaşadığı sağlık problemleri nedeniyle gerçekleşen yeniden yapılanmayla Bodrumspor A.Ş.’nin yönetimini, 13 Ocak 2026 tarihinde Taner Ankara’ya teslim etmişti.

Peki kronolojik süreci niye hatırlattım!

Bodrum kamuoyu; geçen bu süreçte ben yaptım oldu diyen ve kasabayla bütünleşemeyen üstenci bir Fikret Öztürk dönemi yaşarken, sonrasında Bodrum FK’yı Bodrum’un dinamikleriyle buluşturan, basınla etkileşen ve kısa süren bir Aşkın Demir dönemi yaşadı.

Şimdilerdeyse bambaşka bir süreç yaşıyor.

***

Bambaşka bir süreç diye ifade ettiğim yeni dönemin başrolünde Yeşilçam ağzıyla ifade etmek gerekirse “esas oğlanı” Taner Ankara..

Yeni başkanın birkaç ay gibi kısa bir sürede; takımla, basınla, Bodrum ve Muğla kamuoyuyla olan etkileşimi bizde bir sarhoşluk yaratmasa da, bir baş dönmesine sebep oldu dersem yerinde olur.

Ocak ayı itibarıyla başladığı görevinde gösterdiği performansı; genel olarak sosyal medya üzerinden, bazen de kurduğum bireysel iletişimlerle yakından takip etmeye çalışıyorum.

Karşımızda iletişim kurma konusunda; açık sözü, şeffaflığı ve samimi ilişkiyi tercih eden bir başkan var. Yıllardır yazdığım yazılarım da ve yaptığım televizyon programlarım da “spor araç değil amaç olmalı”, “toplum adına yapılmalı” ve bir “politikası olmalı” söylemlerinin Bodrumspor A.Ş. ve Bodrum FK özelinde vücut bulacağı inancı oluştu bende..

Beklentimiz; kasabanın gerçeklerine göre sporun lokomotifi olan futbolu doğru yöneten ve rol model olabilecek bir yönetim anlayışını benimseyen, Bodrum’un kamu ve özel sektörünün spora aktardığı kaynakların tüm spor branşları için olduğunu unutmayan, Bodrum’a kalıcı eserler kazandıran bir planlama anlayışını barındıran bir başkan..

Birde yapılan haklı-haksız eleştirinin muhatabını dinç ve formda tutacağı gerçeği var. Onu da buraya not düşmek isterim.

***

Başkan Ankara ile Bodrum Basını geçtiğimiz Cuma günü bir araya geldi. Toplantı saatinde buluşma noktasına geldiğimizde gördüğüm şey beni oldukça şaşırttı.

Basın toplantısının yapılacağı salonda büyük bir kalabalık ile birlikte Başkan Taner Ankara ve Gençlik Spor Bodrum İlçe Müdürü Oktay Dumruk toplantı yapıyordu.

20’ye Yakın amatör futbol kulübü başkanları, yöneticiler ve Asi Tayfa taraftar lideri Doğan Yıldırım..

İçeride ne konuşuldu bilmiyorum ama çıkanların yüzlerindeki memnuniyet çok netti.

Dönelim basın toplantısına..

Bizden görsel kayıt almamamızı rica eden Başkan Ankara, kısa notlar alabilirsiniz diyerek, basın mensuplarının sorularına samimiyetle cevap verdi. Herkese dokundu..

Yürüttüğü iletişimle önce basın mensuplarının ezberini bozan başkan Ankara, sonrasında da Bodrum’un spor kamuoyunun ezberini bozacak sanırım.

Kayıt dışı olan detaylara dokunmadan basın toplantısı notları içinde şunları söylemek mümkün;

Bodrum FK’nın kısa vadede süper lig hedefi yok. Öncelikli yatayda seyir ve tesisleşme hedefi var. Alt yapılarda pilot takım belirleme dahil, tüm kulüplerle dayanışma ayrı bir hedef..

Ankara’nın en önemli hedefi de stadın koltuklarıyla küskün taraftarı buluşturmak. Kasabanın gençlerini önce seyirci sonrasında da taraftar yapma planı, anladığım kadarıyla kafasını en çok meşgul eden düşünce bu..

Her zaman söylediğim gibi, takımlar taraftarlarıyla değerlidir.

Neden mi? Cevabı Bodrumspor’un tribün lideri sevgili Doğan Yıldırım’ın bir paylaşımından..

“Yıllardır Bodrumsporumuzla bir yerlere gelebilmenin değil, Bodrumsporumuzu bir yerlere getirebilmenin mücadelesini verdik!”

Yazımın başlığı da son cümlenin içinden olsun!

Bodrum FK Başkanı Taner Ankara’yı heyecanla yakından takip edeceğiz. Bodrum’la buluşmasının nelere gebe olduğunun cevabını da birlikte arayacağız?

Sporla kalın..

Okumaya devam et

Çok Okunanlar