Connect with us

Yazarlar

Herkes Yer İçer, Hesabı Bodrumlu Öder…

Yayınlandı

Tarih

abdulkadir sevindik bodrum spor tv

Askerlik görevini yaparken okulumuza öğretmen olarak atanan Muzaffer Kartal‘ın, 1979 yılında kurduğu okul voleybol takımıyla dünyama yaptığı dokunuşun yarattığı sinerji, yaklaşık 45 yıldır devam ediyor.

Önce okul takımı sonra Arçelik alt yapıları ve A Takımı, devamında NETAŞ, Tekel kulüpleri ile İTÜ’nün üniversite takımlarında yaklaşık 15 sezon voleybol oynayan bendeniz, konunun devamını kulüp yöneticiliği ve antrenörlükle getirdim.

Bugünlerde de edindiğim birikimi; yazarak, yeri geldiğinde anlatarak, ihtiyaç duyulması halinde projelerde görev alarak paylaşmaya devam ediyorum.

Başka bir deyişle; bilmediğimi bildiğim konulardaki suskunluğumun yanında, bildiğim konularda zaman zaman tekrara düşen söylemlerim bu yüzdendir.

Bodrum’da ki son 15 yılım; içerisinde sportif alanda oluşan başarılar ve bu başarıların oluşturduğu sonuçların içine gizlenmiş; neyi bilmediklerini bilemediklerine şahitlik ettiğim insanların performanslarını gözlemlemekle geçti.

Kısaca şöyle ifade etsem yerinde olur sanırım.. Planında ve üretiminde hiçbir emeğimizin olmadığı bir ürünü, market rafından parayla satın almışçasına elde edilen başarılar  ve sonrası yaşanan durum da ortada..

Stat yok, salon yok, tesis yok isyanları bla bla bla..

Çünkü Bodrum’da sporun; politikası yok, planlaması yok en önemlisi konuyu yönetecek yetkinliğe sahip kimlikler sahada yok..

Yukarıda dedim ya.. Neyi bilmediğini bilmeyen insanların yönettiği bir yer oldu çıktı Bodrum..

*** 

Bodrum’un 40’lı, 50’li ve 60’lı yıllarda yaşadığı ekonomik sıkıntılar, 80 ihtilali sonrası Turgut Özal döneminde hızla evrilerek, sindirilmekte zorlanılan bir zenginliğe dönüştü.

Yaşanılan bu sert evrilme Bodrumlunun; yaşam tarzında hızla birincil ihtiyaçlarında güncellemeyi sağlasa da, sosyo-kültürel gelişmeyi beraberinde getiremedi.

Günün sonunda; birincil ihtiyaçlarını en sol şeritte Ferrari hızıyla yaşayan Bodrum‘un, altyapı, çevre ve sosyo-kültürel konular özelindeki gelişimi otobanın sağında seyreden nakliye kamyonu hızında kaldı.

Son 41 yıl içerisinde Bodrum’u yöneten belediye başkanları ve meclis üyelerinin, farklı oranlarda da olsa sorumluluğu var bugün yaşananlarda..

Nasıl mı?

Bireysel zenginleşmeler ve kariyer planlamaları içine sıkışmış yoğun meşguliyetin içerisinde; altyapı, su, çevre, kültür ve spor gibi konularda hiçbir şey yapmayarak..

Peki bu yazının konusu olan spor başlığı altında elde olan ne;

Paldır küldür yapılan Gümbet Spor Salonu ve sponsorlara yaptırılan Yalıkavak Spor Salonu’un yanında bazıları halı saha büyüklüğünde bakımı bile doğru dürüst yapılamayan birkaç futbol sahası diyebiliriz.

Son 41 yılın spor envanteri listesinde yer alan tesisler, ne yazık ki bu kadar..

Muğla’nın büyükşehir belediyeleri kanununa geçmeden önce Bodrum’un; bir ilçe on belde belediyesiyle yönetildiğini de hatırlatmak istiyorum.

Gelen giden her başkanın yaptığı yerel yöneticiliğini, kariyer planlamaları için çaktıkları çivilerden ibaret olarak görüyorum. Bu günden geriye doğru gidersek spor alanında harcanan her lira, vur patlasın çal oynasın babında..

Başka bir deyişle; “Herkes Yer İçer, Hesabı Bodrumlu öder”

Sporun doğru yönetilebilmesi için farklı açılardan bakıp, değerlendirmeler yaparak yazmaya devam edeceğim. Teknik bir dille anlatmaya çalıştığım ama çok da başarılı olamadığım durumu, bu defa bir örnekle ifade ederek bu bölümü kapatayım…

Son 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı’nda yapılan Bodrum ve Turgutreis konserlerinde harcanan parayla Bodrum’a bir spor salonu yaptırmak mümkün olsa gerek.

Genç Belediye Başkanının bir basın toplantısıyla; bu yılki kutlamalarda yıldız sanatçılara yaptırmayı planladığımız konserler için ayırdığımız bütçeyi Turgutreis’e spor salonu yapmaya yönlendiriyorum açıklaması ne kadar yerinde ve doğru olurdu.

Üzerinden iki hafta geçmedi daha.. Çıkın sokağa sorun bakalım o konserleri hatırlayan var mı?

Tabii ki konserler de yapılacak ve yayınlarla tüm Bodrum’a ulaştırılacak. Bunu günün anlam ve önemi dahilinde genç ve Bodrumlu sanatçılarla yapmak da mümkün olsa gerek.

Örneği daha da pekiştirmek gerekirse; eksikleri olsa da her gün yeni bir hizmete imza atan Binnaz Karakaya Spor Salonu’nu verebiliriz.

Verdiği hizmetle gözümüzün önünde, haberlerimizin içinde.. Yer bağışını yapan Karakaya ailesi ile salonun yapımında emeği olan Mazlum Ağan Başkana teşekkürler..

***

Gelelim yaşadığımız süper lig sarhoşluğuna..

Fikret Öztürk’ün 4 yaşındaki takımı Bodrum FK, Adana’da oynadığı play-off finalinde Sakarayaspor’u 3-1 yenerek süper lige yükseldi. Bu galibiyetin benim izlediğim maçların içerisinde oynanan en iyi futbolla alındığı düşüncesindeyim. Şampiyonluk yolunda emeği geçen herkese teşekkürler..

Bodrum’u oldukça sevindiren bu sonuç, yazımı kaleme aldığım bu akşam Bodrum Belediye Meydanı’nda coşkuyla kutlanacak. Yine bir konser ve canlı yayınla..

Yakın Çağı yaşayan dünyanın, yeni nesil bacasız sanayisi olarak adlandırabileceğimiz profesyonel futbol, artık bir yatırım aracı olarak anılmaya başlandı.

Giderek Dünya’nın ultra zenginlerinin oyuncağı ve hobisi haline gelen bir spor branşına dönüşen profesyonel futbolun, büyük yığını çok yakından ilgilendirmediği düşüncesindeyim.

Ayrıca Bodrum’a yapılacak bir stadın yatırım maliyeti, Bodrum’un öncelikleri arasında da değildir.

Bodrum’un altyapı ile ilgili çözüm bekleyen bunca sorunu varken, bir süper lig takımının bir yıllık maliyetiyle yapılacak tesislerin sorumluluğu, bu işlere para yatıranların öncelikleri arasında olmalıdır.

Bodrum’a yapılacak gerçek katkılar manevi değeri olan kupalardan ve başarılardan daha çok, kazandırılacak tesislerle olmalıdır.

Profesyonel futbol, basketbol ve voleybola milyon liraları yatırmaya karar veren spor girişimcileri, önce tesis yatırımlarını planlamalı. Mabedi olmayan profesyonel takım olmaz düşüncesindeyim..

Mabedi bir kenara bıraktık; alt yapılarıyla tüm amatör kulüplerin yararlanacağı devlet ve belediye spor tesislerini adeta işgal eden profesyonel kulüplerin, antrenman tesisleri bile yok.

Devletin ve yerel yönetimlerin sorumluluğuna gelince; bu kurumlar spor konusundaki tüm imkanlarını ve bütçelerini öncelikle; amatör spor kulüplerine, amatör sporculara ve halkın bedelsiz yararlanacağı tesislere harcamalıdır.

Bu arada şampiyonluk kutlama gecesinde olan bitenle, Asi Tayfa‘ya yapılan saygısızlığı yazmak için Bodrum’un ayılmasını bekleyeceğim..

****

Sonsöz; Bodrum Belediyesi’nin Bodrumspor’dan, Bodrumspor’un da Bodrum Belediyesi’nden kurtulması konusunun takipçisi olmaya devam edeceğim.

Haziran ayı sonunda yeni bir “oldu da bitti maşallah” kıvamında kongreye hazırlık var. Ama karnımız tok bilinsin. Seçimli B.B.Bodrumspor kongresi, Başkan Tamer Mandalinci’nin spor konusunda ki ilk ciddi sınavı olacak bence.

Bodrumspor kamburunu Bodrum Belediyesi’nin sırtından atması beklentisindeyim. En azından ayağını yorganına göre uzatan bir Bodrumspor’u oluşturmak için..

“Zengin babanın, şımarık kızının, pahalı arabası Mini Morris” benzetmesindeki gibi “zengin belediyenin, şımarık çocuklarının, maliyetli kulübü” durumu yaşamaya devam etmeyelim umuduyla, sporla kalın..

Önemli not: Teşbihte hata olmaz..

Okumaya devam et
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazarlar

Aranan Kan Bodrum FK’da Bulundu!

Yayınlandı

Tarih

Yayınlayan

abdulkadir sevindik arena haber

Bodrum FK Başkanı Taner Ankara ve yönetimi Bodrum’un geneli için beklenen ve özlenen; spor politikası ve planlaması ile spor takvimini Bodrum FK özelinde hayata geçirdi.

Başkan Taner Ankara’nın Asbaşkan Selahattin Polat‘la birlikte geçtiğimiz Cumartesi günü yaptığı basın toplantısında belirlediği kerteriz noktaların daha iyi anlaşılması adına, 5 Nisan 2026 Tarihinde sportre.com.tr de “Başkan Taner Ankara’nın Bodrum’la Buluşması Nelere Gebe?” başlıklı köşe yazımdan bazı alıntılarla başlamak istiyorum yazıma..

Bodrum basınıyla gerçekleştirdiği ilk buluşma sırasında neler dikkatimi çekmişti ve neleri dile getirmişti Başkan Ankara kısaca hatırlayalım!

***

Yeni başkanın birkaç ay gibi kısa bir sürede; takımla, basınla, Bodrum ve Muğla kamuoyuyla olan etkileşimi bizde bir baş dönmesine sebep oldu dersem yerinde olur.

Karşımızda iletişim kurma konusunda; açık sözü, şeffaflığı ve samimi ilişkiyi tercih eden bir başkan var. Yıllardır yazdığım yazılarım da ve yaptığım televizyon programların da “spor araç değil amaç olmalı”, “toplum adına yapılmalı” ve bir “politikası olmalı” söylemlerinin Bodrumspor A.Ş. ve Bodrum FK özelinde vücut bulacağı inancı oluştu bende..

Beklentimiz; kasabanın gerçeklerine göre sporun lokomotifi olan futbolu doğru yöneten ve rol model olabilecek bir yönetim anlayışını benimseyen, Bodrum’un kamu ve özel sektörünün spora aktardığı kaynakların tüm spor branşları için olduğuna dikkat çeken, kafasında Bodrum’a kalıcı eserler kazandıran bir planlama anlayışı barındıran bir başkan..

Başkan Taner Ankara, o gün yaptığı konuşmasında bazı noktaların “kayıt dışı” kalmasını rica ederek kulüp politikasının ana başlıklarını da şöyle ifade etmişti.

Bodrum FK’nın kısa vadede süper lig hedefi yok,

Öncelikli hedefi yatayda seyretmek ve 1. Ligde tutunmak,

Hedeflerimiz içinde stat yapmak yok,

En önemli hedefimiz tesisleşmeyi gerçekleştirmek,

Alt yapılarda pilot takım belirleme dahil, tüm kulüplerle ve branşlarla dayanışma içinde olmak,

En önemli hedef stadın koltuklarını küskün taraftarla yeniden buluşturmak,

Kasabanın gençlerini önce seyirci sonrasında da taraftar yapma planı, (Hatırladığım kadarıyla kafasını en çok meşgul eden düşünce buydu..)

Dün yapılan basın toplantısında bunlara birkaç başlık daha eklendi;

Futbol Akademiyi kurmak ve Dünya’daki önemli futbol akademileriyle işbirliği yapmak,

Kentin sosyal-kültürel ve sportif etkinliklerinin içinde projeler geliştirmek,

Geliştirilen tüm projelere ayrı sponsorlarla desteklemek..

***

Görünen o ki, Bodrum FK’nın Fikret Öztürk sonrası oluşan yönetimini yaptıkları işi muş gibi yapmıyor.

Spor politikasının yanında güçlü bir sosyal politika da benimseyen Bodrum FK’nın yaptığının planlamanın bir benzeri Türkiye de varmı dır bilemiyorum?

Bildiğim ve gördüğüm; bugüne kadar Bodrum’un yerel dinamiklerinin yapmadığı, yapamadığı spor politikasının Bodrum FK özeline oluşturulduğu..

İstisnaları hariç hemen herkesin Bodrumspor’un etinden sütünden dibine kadar yararlandığı konusu malumunuz..

Başkan Ankara ve yönetiminin tercih ettiği bu yol ve yöntem, ben sporu biraz biliyorsan kamusal faydayı önceleyen bir metottur.

Başka bir deyişle; Aranan Kan Bodrum FK’da Bulundu!

Ezcümle; bugüne kadar Bodrumspor özelinde yapılan hatalarla gelinen sonuçta hiçbir sorumluluğu olmayan Başkan Ankara ve yönetiminin ortaya koyduğu yatırım odaklı Bodrum FK’nın Spor Politikası, desteği sonuna kadar hak ediyor.

***

Yazdıklarımın daha fazlası bu akşam Arena Haber TV ekranlarından yayın yapan Sportre programında..

Programın bu akşamki konuğu Bodrum FK Başkanı Taner Ankara..

Moderatör Şener Bilgin’in sunacağı canlı yayının başlama saati 19.00..

Başkan Ankara; Tamer Yaman, Mete Çakaloğlu ve bendeniz Abdulkadir Sevindik’in sorularına cevap verecek.

Sportre’de buluşmak üzere..

Okumaya devam et

Yazarlar

Uçan Postacı Simoviç… Bir Kaleciden Çok Daha Fazlası

Yayınlandı

Tarih

Yayınlayan

duran ozturk sportre

Bazı insanlar vardır; aramızdan ayrıldıklarında sadece bir insanı değil, bir dönemi, bir dostluğu ve güzel anıları da uğurlarız.

Uğur Ünveren‘in vefat haberini derin bir üzüntüyle öğrendim.

Ben Uğur abiyi, 1986-1987 yıllarında Bodrumspor formasını birlikte giydiğimiz ilk yıllardan tanıyorum. O yıllarda Bodrumspor’un sahası bugünkü gibi değildi. Kumsalın üzerine kurulmuş, etrafı tel örgülerle çevrili mütevazı bir futbol sahasında, büyük hayaller kuran gençlerdik. O sahada alın teri dökerken kalemizde güven veren bir isim vardı: Hepimizin “Simoviç” lakabıyla tanıdığı Uğur Ünveren..

Kaleciliği kadar karakteriyle de örnek alınan bir insandı.

Ben genç bir futbolcu olarak zaman zaman heyecanlanır, zaman zaman moralimi kaybederdim. Uğur abi ise kendine has üslubuyla yanıma gelir, omzuma dokunur, birkaç cümleyle bütün kaygılarımı dağıtırdı. Maçtan önce cesaret verir, maçtan sonra eksiklerimi kırmadan anlatırdı.

Onun desteği sadece futbol sahasında değildi.

Bodrum çarşısında karşılaştığımızda da aynı sıcaklıkla yaklaşır, yaşamın zorlukları karşısında yılmamayı öğütlerdi. Sporun sadece sahada oynanmadığını, asıl mücadelenin hayatın içinde verildiğini anlatırdı. O yüzden benim için yalnızca takım arkadaşım değil; aynı zamanda yol gösteren, moral veren, örnek aldığım bir ağabeydi.

Bodrum halkı onu yalnızca Bodrumspor’un başarılı kalecisi olarak değil, yıllarca Bodrum Merkez PTT’de görev yapan “Uçan Postacı” olarak da tanıdı.

İnsanlar bir evrakı, bir mektubu ya da resmi bir işlemi olduğunda “Uğur’a soralım” derdi. Çünkü o, sadece posta dağıtan bir memur değildi; insanların sorunlarını çözmeye çalışan, kimseyi geri çevirmeyen, güler yüzlü, yardımsever ve insancıl bir kamu emekçisiydi.

Onun için insanlar önemliydi.

Makamın, unvanın ya da statünün hiçbir anlamı yoktu. Herkese aynı samimiyetle yaklaşır, kimseyi kırmadan, incitmeden yardımcı olmaya çalışırdı. Hümanist kişiliği, paylaşımcı yapısı ve insan sevgisi onu Bodrum’un unutulmaz simalarından biri haline getirdi.

Bugün Bodrum sadece eski bir kalecisini kaybetmedi.

Bodrumspor, örnek bir sporcusunu kaybetti.

PTT, fedakâr bir çalışanını kaybetti.

Bodrum çarşısı güler yüzlü bir dostunu kaybetti.

Bizler ise, iyi bir ağabeyimizi, güzel bir insanı kaybettik.

Ancak bazı insanlar öldükten sonra da yaşamaya devam eder. Onların bıraktığı izler, söyledikleri sözler ve dokundukları hayatlar onları ölümsüz kılar.

Ben Uğur abiyi her hatırladığımda, o eski kumsal sahayı, tel örgüleri, Bodrumspor’un mütevazı ama büyük yürekli kadrosunu ve maç öncesi omzuma dokunarak verdiği cesareti hatırlayacağım.

Bugün onun ardından gözyaşı döken yüzlerce insan varsa, bu; nasıl bir ömür yaşadığının en güzel göstergesidir.

Sevgili Uğur abi…

Sen sadece “Simoviç” değildin.

Sen, Bodrum’un vicdanı, Bodrumspor’un emekçisi, çarşının gülen yüzü ve birçok gencin sessizce örnek aldığı güzel bir insandın.

Seni unutmayacağız.

Mekânın cennet olsun.

Işıklar yoldaşın olsun.

Allah rahmet eylesin.

Ailene, yakınlarına, sevenlerine ve büyük Bodrumspor camiasına sabır ve başsağlığı diliyorum.

Okumaya devam et

Futbol

Başkan Taner Ankara’nın Bodrum’la Buluşması Nelere Gebe?

Yayınlandı

Tarih

Yayınlayan

abdulkadir sevindik arena haber

25 Temmuz 2023 Tarihinde Ortakent Golf Kulüpte; Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras, Bodrumspor A.Ş.’nin Başkanı Rıza Karakaya ve Fikret Öztürk’ün birlikte yaptığı basın toplantısından bu güne 2 yıl 9 ay geçti.

Ne olmuştu o günleri bir hatırlayalım..

Dönemin Başkanı Rıza Karakaya “artık sade bir taraftarım” ifadesiyle birlikte 92 Yıllık armadanın bayrağını İş İnsanı Fikret Öztürk’e teslim etmişti.

Böylelikle; Kasım 2019 Tarihinde Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras marifetiyle başlayan şirketleşme süreci Bodrumspor A.Ş.’nin kurulmasıyla devam etmiş, sonrasında, Bodrumspor‘un, Bodrum FK’ya dönüşmesiyle süreç sonlanmıştı.

Başka bir deyişle Bodrumspor’da futbol şubesi özelleşmişti.

Bu hızlı değişimle Bodrum’un spor kamuoyunun başı dönerken, diğer taraftan da süper lig hayalleri görülmeye başlanmıştı.

İş İnsanı Fikret Öztürk’ün OPET’le iş dünyasındaki hızlı yükselişinin benzerini Bodrumspor’da da hayata geçirebilir mi acaba değerlendirmeleri yapılırken, kendimizi 2023-24 sezonu sonunda Süper Lig’de bulduk.

Zafer sarhoşluğumuz ve keyfimiz çabuk sona erdi. Keyifle kapattığımız gözümüzü açtığımızda yeniden 1. Ligdeydik.

Geçen bu 2 yıl 9 aylık süreçte; Fikret Öztürk’ün başkanlığı 1 Yıl 11 ay, sonrasında Aşkın Demir’in başkanlığı da yaklaşık 6 Ay sürmüştü. Demir, yaşadığı sağlık problemleri nedeniyle gerçekleşen yeniden yapılanmayla Bodrumspor A.Ş.’nin yönetimini, 13 Ocak 2026 tarihinde Taner Ankara’ya teslim etmişti.

Peki kronolojik süreci niye hatırlattım!

Bodrum kamuoyu; geçen bu süreçte ben yaptım oldu diyen ve kasabayla bütünleşemeyen üstenci bir Fikret Öztürk dönemi yaşarken, sonrasında Bodrum FK’yı Bodrum’un dinamikleriyle buluşturan, basınla etkileşen ve kısa süren bir Aşkın Demir dönemi yaşadı.

Şimdilerdeyse bambaşka bir süreç yaşıyor.

***

Bambaşka bir süreç diye ifade ettiğim yeni dönemin başrolünde Yeşilçam ağzıyla ifade etmek gerekirse “esas oğlanı” Taner Ankara..

Yeni başkanın birkaç ay gibi kısa bir sürede; takımla, basınla, Bodrum ve Muğla kamuoyuyla olan etkileşimi bizde bir sarhoşluk yaratmasa da, bir baş dönmesine sebep oldu dersem yerinde olur.

Ocak ayı itibarıyla başladığı görevinde gösterdiği performansı; genel olarak sosyal medya üzerinden, bazen de kurduğum bireysel iletişimlerle yakından takip etmeye çalışıyorum.

Karşımızda iletişim kurma konusunda; açık sözü, şeffaflığı ve samimi ilişkiyi tercih eden bir başkan var. Yıllardır yazdığım yazılarım da ve yaptığım televizyon programlarım da “spor araç değil amaç olmalı”, “toplum adına yapılmalı” ve bir “politikası olmalı” söylemlerinin Bodrumspor A.Ş. ve Bodrum FK özelinde vücut bulacağı inancı oluştu bende..

Beklentimiz; kasabanın gerçeklerine göre sporun lokomotifi olan futbolu doğru yöneten ve rol model olabilecek bir yönetim anlayışını benimseyen, Bodrum’un kamu ve özel sektörünün spora aktardığı kaynakların tüm spor branşları için olduğunu unutmayan, Bodrum’a kalıcı eserler kazandıran bir planlama anlayışını barındıran bir başkan..

Birde yapılan haklı-haksız eleştirinin muhatabını dinç ve formda tutacağı gerçeği var. Onu da buraya not düşmek isterim.

***

Başkan Ankara ile Bodrum Basını geçtiğimiz Cuma günü bir araya geldi. Toplantı saatinde buluşma noktasına geldiğimizde gördüğüm şey beni oldukça şaşırttı.

Basın toplantısının yapılacağı salonda büyük bir kalabalık ile birlikte Başkan Taner Ankara ve Gençlik Spor Bodrum İlçe Müdürü Oktay Dumruk toplantı yapıyordu.

20’ye Yakın amatör futbol kulübü başkanları, yöneticiler ve Asi Tayfa taraftar lideri Doğan Yıldırım..

İçeride ne konuşuldu bilmiyorum ama çıkanların yüzlerindeki memnuniyet çok netti.

Dönelim basın toplantısına..

Bizden görsel kayıt almamamızı rica eden Başkan Ankara, kısa notlar alabilirsiniz diyerek, basın mensuplarının sorularına samimiyetle cevap verdi. Herkese dokundu..

Yürüttüğü iletişimle önce basın mensuplarının ezberini bozan başkan Ankara, sonrasında da Bodrum’un spor kamuoyunun ezberini bozacak sanırım.

Kayıt dışı olan detaylara dokunmadan basın toplantısı notları içinde şunları söylemek mümkün;

Bodrum FK’nın kısa vadede süper lig hedefi yok. Öncelikli yatayda seyir ve tesisleşme hedefi var. Alt yapılarda pilot takım belirleme dahil, tüm kulüplerle dayanışma ayrı bir hedef..

Ankara’nın en önemli hedefi de stadın koltuklarıyla küskün taraftarı buluşturmak. Kasabanın gençlerini önce seyirci sonrasında da taraftar yapma planı, anladığım kadarıyla kafasını en çok meşgul eden düşünce bu..

Her zaman söylediğim gibi, takımlar taraftarlarıyla değerlidir.

Neden mi? Cevabı Bodrumspor’un tribün lideri sevgili Doğan Yıldırım’ın bir paylaşımından..

“Yıllardır Bodrumsporumuzla bir yerlere gelebilmenin değil, Bodrumsporumuzu bir yerlere getirebilmenin mücadelesini verdik!”

Yazımın başlığı da son cümlenin içinden olsun!

Bodrum FK Başkanı Taner Ankara’yı heyecanla yakından takip edeceğiz. Bodrum’la buluşmasının nelere gebe olduğunun cevabını da birlikte arayacağız?

Sporla kalın..

Okumaya devam et

Çok Okunanlar